RUHUMU OKŞADI DERİN BİR SÜKUT;KAYBETTİM İNCİLERİMİ BİR HAZAN GÜNÜ
..........HOŞGELDİNİZ............

Türkiyenin 10 güzel Hanı...

14 Eylül 2007  Hanlar, sosyal ve ticari hayatın önemli bir merkeziydi. Uzak diyarlardan gelen tüccarlar, seyyahlar, dervişler ve keşişlerin konakladığı yerlerdi. Hanlar kent merkezindedir. Arabalarınızı, atlarınızı, kervanla gelmişseniz develerinizi çekeceğiniz ahırlar vardır altlarında. Avlularında sıra sıra dükkanlar, ikinci katlarında dinlenebileceğ iniz odalar bulunur. İşte o hanlardan bazıları, bugün hálá ayakta. Tabii 20. yüzyılda da modern hanlar yapıldı. Ama asansörlü, çok katlı bu binalarda sadece iş yapılıyor, ne iç avluları var ne de ocaklı hemdert odaları. 20 yıl önce eski hanların çoğu yıkılmaya yüz tutmuştu. Sonunda birer ikişer ayağa kaldırılmaya, yeniden ziyaretçilere açılmaya başladılar. Bazıları fonksiyon değiştirdi, turizme açıldı. Bu hafta jürimiz Türkiye'nin en güzel hanlarını seçti.

EN İYİ 10

1. Çengel Han (Ankara)

2. Kızlarağası Hanı (İzmir)

3. Taş Han (İstanbul)

4. Rüstem Paşa Hanı (Erzurum)

5. Tokat Taş Han (Tokat)

6. Vezir Han (Kayseri)

7. Zincirli Han (İstanbul)

8. Alara Han (Alanya)

9. Velipaşa Hanı (Çorum)

10. Hekim Han (Malatya)

ÇENGEL HAN

Koçların baba ocağı şimdi müze

Harabe Çengel Han'ı, Rahmi Koç Müzeler Genel Müdürlüğü'nden 18 yıllığına kiraladı. Şu anda bir sanayi müzesi olarak hizmet veriyor. İçinde paletli traktörden 1918 model Ford otomobile, tren ve gemilere kadar 1200 obje bulunuyor. Müze, Ankara Kalesi'nin ana giriş kapısının karşısında, eskiden At Pazarı olarak anılan mevkide. Çengel Han, Damat Rüstem Paşa tarafından 1522-1523 yıllarında yaptırılmış. 20. yüzyılın sonunda terk edilmeden önce, tabakhane ve yün deposu olarak kullanılmış. Ortasında üstü açık, etrafı tonoz örtülü revakla çevrili bir avlu var. Ortada Vehbi Koç'un iş hayatına başladığı dükkan duruyor. Çengel Han Divan Brasserie de burada. Müze pazartesileri kapalı. Tel: 0312-309 68 00.

KIZLARAĞASI HANI (HACI BEŞİR AĞA HANI)

Taşları numaralanıp yeniden yapıldı

İzmir Kemeraltı'nda Hisar Camii'nin bitişiğindeki Kızlarağası Hanı, Kızlarağası Hacı Beşir Ağa tarafından 1744'te yaptırıldı. Geçmişte Beşir Ağa'nın adıyla anılırdı. İlk yapıldığı dönemde deniz kıyısındaydı; denizin doldurulmasıyla içeride kaldı. İki katlı yapıdaki odalarda yolcular kalır, avluda ise kervanlarla getirilen mallar satılırmış. Sonradan bu dükkanlar tüccarların irtibat büroları olmuş. Uzun yıllar kaderine terkedilen han yıkıldı, yapıyı oluşturan eski taşlar numaralanıp yeniden inşa edildi. 1993'te hizmete açıldı. Handa nadir kitap, harita, kartpostal, fotoğraf, gravür, antika eşya, pul, nikah şekeri, müzik, halı dükkanları, gümüş atölyeleri, moda evleri ve bir kahve var. Avluda ise halı, gümüş, baharat, kitap, kahve, çiçek tohumu, gözlük, deri üzerine çalışan dükkanlar, kebapçı ve kahveler bulunuyor.

İSTANBUL TAŞHAN

Binbir Gece'nin mekanlarından

Sipahi Hanı ya da Katırcılar Hanı olarak da bilinen Taş Han, 1763'te inşa edilmiş. Laleli'deki hanın iki girişi var. Biri Gençtürk Caddesi, Mahvil Sokak'tan, diğeri ise Fethibey Caddesi'nden. Kapısından girip sıra dükkanların olduğu tonozu aşınca çiçeklerle kaplı büyük avluya varıyorsunuz. Avlu güzel ama ortadaki ruhsatsız çalışan çay bahçesi plastik sandalye ve masalarıyla, ciddi bir görüntü kirliliği yaratıyor. Halıcılar, deri giysi dükkanları ve hediyelik eşya reyonlarıyla çok güzel bir mekan. Eskiden kereste deposu olan bu mekanı Taş Han Vakfı Başkanı Kemal Ocak kurtardı. Hanı titiz bir restorasyondan geçirdi. Handa Taş Han Restaurant ve Arkat Restaurant adında iki lokanta var. Taş Han'ın avlusu ve Taş Han Restoran Binbir Gece dizisinin mekanlarından.

RÜSTEM PAŞA HANI

İpek Yolu'nda bir durak

Erzurum'da Menderes Caddesi'nde Pervizoğlu Camii ile Boyahane Hamamı arasında bulunan Rüstem Paşa Hanı, Kanuni'nin Sadrazamı Rüstem Paşa tarafından l544-1561 arasında yaptırıldı. İpek yolu üzerinde bulunan Erzurum'daki han, önemli bir kervansaraydı . Han, dikdörtgen bir avlu çevresinde, kesme taştan yapılmış revakların arkasına sıralanmış odalardan oluşan iki katlı bir yapı. Doğu ve batı yönünde sivri kemerli ve tonozlu iki kapıdan girilen avlunun çevresinde 32 hücre bulunuyor. Üst katta basık tonozlu odalar var. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1970'te restore edildi. Üst katlarında Oltu taşı işlemecileri, alt katlarda ise diğer dükkanlar kiracı olarak çalışıyor. Rüstem Paşa Hanı'na, halk arasında Taşhan deniyor.

TOKAT TAŞ HAN

Kültür merkezi olacak

Tokat'taki Taşhan 1614-1630 yıllarında 4220 metrekare alan üzerine yapılmış büyük bir Osmanlı şehir hanı. Merkez Gaziosmanpaşa Caddesi üzerinde bulunan han, kuzey güney konumunda, kesme taş ve tuğladan, dikdörtgen ve iki katlı olarak inşa edilmiş. Zemin katın dış cephesinde 26, iç kısmında 43 olmak üzere 69 oda, birinci katta ise 46 oda var. Doğan Bey Vakfı'na ait olan hanın dış cephesindeki odalar, Tokat esnafına kiralanmış. 2006'da yapılan restorasyonda, Taş Han'ın iç kısmındaki odaların sıva, döşeme, tesisat ve kapı pencere doğramaları tamamen yenilendi. Restorasyonu kısa süre önce tamamlanan Taş Han'ın, el sanatları, kültür, turizm ve ticaret merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Tokat Valiliği ve Turizm İl Müdürlüğü çalışmaları sürdürüyor.

VEZİR HANI

Turizme açılmayı bekliyor

Kayseri'de Camikebir Mahallesi'nde bulunan Vezir Hanı, 1723'te Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırıldı. İki katlı han günümüzde kilimci, şapkacı, yüncü ve halıcı esnafının çarşı olarak kullandığı bir merkez. İki yıl önce Kayseri Büyükşehir Belediyesi burayı bir kültür merkezine dönüştürmeye karar verdi, dericiler taşındı. Kayseri Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne ait olan handa bugün orta avlu çevresinde bulunan 20'si şahsa ait 154 işyerinden 12'si aktif olarak çalışıyor. Vezir Hanı en son 1970'lerde restore edildi. Hanın içinde bir de yatır bulunuyor. Derici esnafının çalıştığı dönemlerde ağır koku nedeniyle turistlerin gezemediği tarihi mekanın turizme açılması planlanıyor.

ZİNCİRLİ HAN

Şişko Osman'ın dükkanı burada

Kapalıçarşı'nın kuzeyinde Tığcılar Sokağı'nda yer alıyor. Zincirli Han'ın 18. yüzyıl sonunda yapıldığı düşünülüyor. Burası tek avlulu ve iki katlı bir ticaret hanı. Tığcılar Sokağı'ndaki sade yuvarlak taş kemerli girişi avluya beşik tonozlu bir geçitle bağlanıyor. İkinci kata çıkan merdivenler bu geçitte yer alıyor. Odalardaki ocaklar günümüze gelmemiş. Ama merdivenler, üst kattaki dükkanlar olduğu gibi duruyor. Kuyumcular, içeriye alarmlı sağlam kapılar yaptırmış ama hücre odaların dış kapılarını olduğu gibi korumuş. Üst katın odalarında eskisi gibi kuyumcu ustaları var. Hanın en ünlü siması ise Şişko Osman'ın, kendisiyle aynı adı taşıyan halı ve kilim dükkanı.

ALARA HAN

Selçuklu hanı turizmin hizmetinde

Han, Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat tarafından 1231'de Alanya-Manavgat sınırını oluşturan Alara Çayı'nın 9 kilometre kuzeyinde inşa edildi. Alaiye'den Antalya ve Konya'ya giden kervanlar, Alara Han'da konaklardı. Hanın kuzey tarafında, basık bir kemerle taçlandırılmış, aslan başı kabartmasıyla süslenmiş bir portalı var. Handa Selçuklu mimarisinde tek örnek olan, ön yüzüne aslan başı şeklinde oyulmuş kandil konsollar görülmekte. Burası 19. yüzyıl başında harabe haline geldi. Restorasyon, burayı 49 yıllığına kiralayan Pusat Mimarlık tarafından yapıldı. Handa şimdi bir restoran, kafe, bar ve mağazalar var.

VELİPAŞA HANI

1949'da şehrin tek oteliydi

Çorum'daki bu hanın 1866'da Hacı Hasan oğlu Veliyüddin Ağa tarafından yaptırıldığı tahmin ediliyor. Ön caddeye sıralanmış dükkánlar arasındaki çift kanatlı demir kapıdan avluya giriliyor. Karşıda ahşap kolonlu yedi aks, atların, at arabalarının barınağıymış. İlan odalarında duvarlarda kandil asacak çengeller, lamba konan raflar, süslemeli soba bağlantı delikleri hiç bozulmadan kalmış. Hanın mülkiyeti daha sonra Yozgat Mutasarrıfı Çorumlu Veli Paşa'ya geçmiş. Hanın 1949'da Çorum'un tek oteli olduğu söyleniyor. O yıllarda, avluda atlar, at arabaları ve otomobiller yan yana dururmuş. Şu anda alt bölümü market. Velipaşa ailesi mirasçılarına ait. Ancak vakfiye olduğu için satılamıyor.

HEKİM HAN (TAŞ HAN)

Restorasyon bitince çarşı olacak

Malatya'nın Hekimhan İlçesi'ndeki tarihi Taş Han'ın restorasyonu sürüyor. Han, çarşı olarak hizmet verecek. Vakıflar'a bağlı olan Taş Han'ın birinci bölümdeki giriş kapısının üzerinde solda Ermenice sağda Süryanice, ortada ise Selçuklu sülüsüyle yazılmış kitabeler var. Buradan hanın hicri 615 miladi 1218'de yapıldığı anlaşılıyor. Hanı yaptıran Ebu Salim Bin Ebu Hasan Ela-Şamas El Ekim El Malati devrinin ünlü hekimlerindendi. İkinci avlulu bölümündeki kitabe ise, buranın Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat devrinde yapıldığını gösteriyor. Han, önde kare bir avlu, etrafında sıralanan odalar, avlunun arka tarafında kendi içinde 3 bölüme ayrılan dikdörtgen kapalı bir bölümden oluşuyor.

Yorum (yok) Sende Dök içini!

Baharın en guzel 10 rotası...

Ilkbahar geldi, doga canlanmaya basladi. Turkiye ise cicekleri, yesilligi, golleri ve uc tarafindaki deniziyle doganin farkli tarzdaki bircok guzelligini icinde barindiriyor.
Bu guzellikleri bir an once yasamak, bu degisime sahit olmak, doga icinde yuruyerek, otomobille ya da tekneyle vakit gecirmek isteyenler icin iste baharin en guzel 10 rotasi.


GELIDONYA
Cicek, fener, adalar
Antalya Finike kiyisinda yer alan ve uzerindeki fenerle daha bir guzel gorunen Gelidonya Burnu, bir doga harikasi oldugu kadar, en hircin dalgalarin da mekani. Derinliklerinde 13. yuzyil sonlarina ait Gelidonya batigini barindiriyor. Ancak, bugun Taslik Burnu olarak adlandirilan mevki, baharin tum guzelliklerini gormeye baslamak icin de iyi bir cikis noktasi. Essiz deniz manzarasi, yemyesil bir doga, yuruyus icin cok guzel bir atmosfer sunuyor. Juri uyelerimizden Kadir Kir, Kumluca'ya gelmeden varacaginiz Karaoz Beldesi'nden orman yoluna girmenizi oneriyor. Boylece baharin farkli ciceklerini gorecek, hem de yolun sonunda Gelidonya Feneri ve adalarin manzarasina hayran kalacaksiniz.
ANTALYA

IHLARA VADISI
Kapadokya'nin buyusu
Hasan Dagi volkanindan puskuren lavlarin sogumasiyla olusan catlaklar ve cokmelerle meydana gelen Ihlara Vadisi, 14 kilometre uzunlugunda ve yuksekligi yer yer 110 metreye ulasan bir kanyon. Kayalara oyulmus mezar ve kiliseleri seyrede seyrede dolasirken Kapadokya'ya has buyuyu hissedeceksiniz. Once Selime'ye, oradan da Kapadokya'ya ulasabileceginiz vadi, her ne kadar bu mevsim biraz serin olsa da, barindirdigi farkli bitki cesitleri ve tarihi mekanlariyla gorulmeye deger. Kapadokya'dan balona binmek de ayri bir deneyim. Ihlara Vadisi'ne Nevsehir'den Aksaray'a giderken, Aksaray'a 11 km. kala sola, Guzelyurt yoluna donerek ulasmaniz mumkun.
 
LIKYA YOLU

Antik kentler ve doga

Fethiye'den baslayip once Kas, daha sonra da Antalya'ya kadar uzanan ve antik Likya kentlerini birbirine baglayan patikalar zincirinden olusan Likya Yolu, 1999 yilinda Ingiliz arastirmaci Kate Clow tarafindan hizmete acildi. Fethiye'den baslayip Kayakoy, Olu Deniz, Tlos, Saklikent, Pinara, Leton, Kalkan, Kas, Kekova, Demre, Finike, Olimpos ve Faselis'teki bahar guzelliklerini gorup Antalya'da sonlandirabilecegin iz rotanin en buyuk ozelligi denizin mavisi ve ormanin yesilinin ic ice olmasi. Ozellikle pembe tonlardaki orman gullerine dikkat. Rota, arzuya gore otomobille 4-5 gunde ya da tekneyle bir haftada gezilebiliyor.
ANTALYA


BIRECIK-HALFETI
Firat esliginde tur

Urfa'ya bagli bir ilce Halfeti. Birecik Baraji'nin sulari altinda artik ama hálá cok etkileyici. Firat Vadisi'nde ilerlerken, gorkemli Rumkale'yi gecince, Savasan Koyu'nun suyun icinden yukselen minaresini gordugunuzde, bunun ne anlama geldigini anlayabilirsiniz. Urfa Birecik'ten baslanan bu rotada size Firat Nehri eslik edecek. Juri uyelerimizden Ozgur Koc yol boyunca ozellikle yali capkinlarina dikkat edilmesi gerektigini soyluyor. Bu mevsimde Istanbul'a gore daha sicak olan bolgede Firat Nehri kenarindaki cay bahcelerinde mola vererek de doganin keyfini cikarmak mumkun. Birecik'ten dolmusla ulasabileceginiz Halfeti'den Rumkale'ye tekneyle ulasabilir, aciktiginizda teknede balik keyfi yapabilirsiniz.
SANLIURFA


AGVA
Dantel gibi koylar 
Bir yaninda Yesilcay, diger yaninda Goksu dereleri, yesilin bircok tonunu icinde barindiran ormanlari ve Karadeniz'e bakan uc kilometrelik kumsaliyla dikkat ceken Agva, her ne kadar Istanbul'la ic ice olsa da dogalligindan hálá bir sey kaybetmedi. Agva'da bisIklet kiralayabilir, farkli bitki turlerini, Karadeniz'e akan caylari seyrederek koylara ulasabilirsiniz. Juri uyemiz Mehmet Kismet'in "dantel" diye adlandirdigi koylarda degisIk kivrimli bircok kaya cesidi var. Ayrica tekne turlariyla Kilim Koyu ve Gelin Kayasi mutlaka gezilmesi gereken yerler.
ISTANBUL


HIDIR BEY-VAKIFLI KOYLERI
Yediveren portakallar 
Antakya'dan Samandagi yonunde yola cikan aracla Batayas Koyu ayrimindan saga donun. Narenciye bahceleri arasindan gecerek Hidirbey Koyu'ne ulasin. Koy meydanindaki 650 yillik cinar agacinin altinda cay molasi verin. Adi Hidirbey Cinari. Govdesi oyle buyuk ki, bir donem ici kahvehane ve berber dukkani olarak kullanilmis. Daha sonra, juri uyemiz Hasim Agca'nin onerisini dikkate alarak bir kilavuzla yola cikin. Rotada Musa Dagi'nin eteklerine siginmis, Turkiye'nin tek Ermeni koyu olan Vakifli da var. Vakifli'nin bir ozelligi de organik narenciye urunleriyle Turkiye'ye 1 milyon Euro ihracat geliri kazandirmasi. Her mevsim gezilebilen bolgede yediverenler gibi, hálá portakal veren agaclar gorebilirsiniz.
 

NARMAN
Kizil Kanyon'da yuruyus
Yildirim Gungor'un "gokyuzune uzanan sihirli merdivenler dunyasi" olarak niteledigi Narman, nami diger Kizil Kanyon, Erzurum-Artvin yolu uzerinde yer aliyor. Turkiye'nin bir baska Kapadokya'si. Peribacalarina benzer olusumlari var. Insan boyunu kat kat asiyor ve gun batarken kanyona adinin hakkini veren bir renk katiyorlar. Narman-Pasinler karayolunun 12. kilometresinde kendini gostermeye baslayan kirmizi peribacalarinin en iyi gozlendigi yer ise Yoldere Koyu. Buradaki vadi icinde yapilacak iki saatlik yuruyus, doga severlere farkli bir gorsel solen sunuyor.
ERZURUM


ISTANBUL BOGAZI
Erguvan soleni 
Karadeniz ve Marmara Denizi'ni birbirine baglarken Avrupa ve Anadolu yakalarini birbirinden ayiran Istanbul Bogazi, ozellikle bahar mevsiminde acan erguvan ve mor salkimlariyla daha guzel. 30 kilometrelik doga harikasi hem sahilde yuruyerek, hem tekneyle gezerek, hem de otomobille yedi tepesi dolasilarak gezilebilir. Ve yapacak oyle cok sey var ki; Rumelihisari'nda kahvalti, Kanlica'da yogurt, Beylerbeyi'nde cay, Ortakoy'de aksam ickisi ve dilediginiz herhangi bir durakta balik-raki.. .
ISTANBUL


MURTICI - GEMBOS - BEHSEHIR
Orkideler yalnizca bu yolda

Manavgat Akseki yolundan ulasilan Murtici Kanyonu'ndan baslayan rota 1800 metreye kadar ulasiyor. Juri uyemiz Faruk Akbas, "Lokal endemik ciceklerin bulundugu yolda birbirinden ilginc orkideler yalnizca bu yolun yolculari icindir" diyor. Gembos yaylasinin kardelenleri ve dugun cicekleri ise baharin geldigini gosteriyor. Yolun sonunda varilan Konya ili sinirindaki Behsehir Golu ve Leylekler Vadisi ise su kuslari ve nesli tukenmekte olan kara leyleklerini gormek icin ideal.
ANTALYA


POLONEZKOY - CUMHURIYETKOY - SAKLIKOY
Istanbul'a 45 dakika

Rotanin ilk duragi olan Istanbul'a bagli Polonezkoy temiz, ferah ve rahatlatici havasi, dogal guzellikleri ve ozellikle kiraziyla taninir. Istanbul'un yanibasindaki Polonya'da cok guzel mekanlar ve yemekler de bulabilirsiniz. Cumhuriyet Koyu Polonezkoy'den yaklasIk 10 km. ileride. Kir lokantalari, piknik alanlariyla insana bahari mujdeliyor. Bu guzergahta agaclar icinde cok guzel oteller, "kendin pisir kendin ye" mekanlari, yuruyus yollari, at binmeyi sevenler icin ciftlikler, ormanlar yer aliyor. Yolculugunuz sirasinda yesilin her tonunu gorebilir ve kestane, ihlamur agaclarinin on planda oldugu Saklikoy'e dogru ilerleyebilirsiniz. Balik tutmayi sevenler icin de uygun bir yer.

ISTANBUL

Yorum (1) Sende Dök içini!

AĞVA...Bir haftasonu kaçamağı

HENÜZ GİTMEDİM AMA AĞVAYA GİDİŞ YOLU BİLE BİR HARİKA...
MADEM GİTMEDİN NE TANITIM YAPIYORSUN DİYEBİLİRSİNİZ...
ÇOK MET EDİYORLAR ZATEN RESİMLERDEN DE MET EDİLECEK KADAR VAR DİYE DÜŞÜNÜYORUM...DAHA GİTMEDİM AMA RESİMLERE BAKARAK GİTMİŞ KADAR OLALIM DEĞİLMİ...BU YAZ MUHAKKAK GİDECEĞİM...
KISMETSE TABİ...



BUDA SAHİLİ SANIRIM :)



BUDA KONAKLANACAK MEKANLARDAN SADECE BİRİ...





HARİKA BİR YER YAAV NE GÜZEL UYUNUR BURDA...






Yorum (2) Sende Dök içini!

ASSOS



KENTİN KURULUŞU
Kolonistlerce kurulan bu koloni şehirlerinin kuruluşlarına baktığımızda sistemli bir hareket gözlüyoruz. Şehir kuruluşlarında göçmen kafilelerin başında bunlara önderlik eden ve genellikle aristokratlar arasından seçilen bir önder bulunur ve kentin kurulmasıyla görevlendirilmiş bu kişiye ”oikist” adı verilir.Bu kişiler kentin kurulup, halkın teşkilatlanmasında büyük önem taşıyorlar. Kolonistlerce buna önemli derecede önem veriliyor. Assos’un tarihi yaklaşık olarak M.Ö.2000’li yıllara kadar dayanmaktadır.M.Ö.7.yy.da Lesbos (Midilli)’dan gelen kolonistlerce (Aioller ve Bithymyalılar) kurulan Assos; yıllar boyunca farklı kültürlere ev sahipliği yapmış ve bunları içinde barındırarak günümüze kadar getirmiştir.Kentin kurulum şeması dönemin kolonistlerince geliştirilen yöntemlerle şekillenmiştir.Assos’un temellerini atan kolonistlerin yerleşim yeri olarak burayı seçmelerindeki en önemli nedenlerden biri kentin hem denize hem karaya egemen olmasıdır.Assos kenti topoğrafik kurulum yeri açısından tam bir kıyı şehridir.Deniz ticaretine önem veren bu koloni şehirleri öncelikle ticari yollar üzerine ve savunulması kolay kıyılara kurulmuşlardır. Kuruluş yerinin topoğrafik yapısına göre kıyıdaki bir tepenin üzerine kurulu olan Assos; denizden gelecek saldırılara karşı kıyısının sarp olması ve karadan gelecek olanlara ise önceden önlem alabilecekleri bir görüş alanına sahip olmalarıyla birlikte, kuzeyindeki Tuzla Çayı ile korunaklı ve güvenli bir Akropol izlenimi yaratmaktadır. Assoslular M.Ö.6.yy.da kentlerini geliştirirken iki şeyi öncelikle ele almışlar. İlk olarak kent surlarını inşa etmişler, sonrada surların tepesinden kentin koruyucusu olan Tanrıça Athena’ya bir tapınak yapmışlar .Ve şehir bu tapınak çevresinde gelişme göstermiş. Kentin gelişiminde ünlü filozof Aristo’yu da unutmamak gerekir.

KENTİN PLANI
Assos merkez olarak önemli bir yerde bulunuyor. Haritaya baktığımızda kentin güneyinde Ege Denizi ve Lesbos Adası, kuzeyinde Troya şehri, batısında Lekton (Babakale) şehri, doğusunda İda (Kaz Dağı) ve güney doğusunda Pergamon şehri ile çevrilidir.Bu önemli merkezler arasında bulunmak Assos’u ve halkını hem kültürel hem de ekonomik açıdan etkilemiştir. Bunu buradaki Athena Tapınağı’nın mimari planından ve Aristo’nun buraya açtığı felsefe okulundan görebilmekteyiz.Assos’un planına baktığımızda deniz ticaretine daha çok önem verildiğini anlıyoruz. Kentin önemli kültür ve ticaret binaları denize bakan güney yamacına kurulmuş. Bu binaların hemen bitiminde sahilde liman yer alıyor. Kent döneme damgasını vurmuş gösterişli bir sur ile çevrili. Şehrin güney kapısının iki yanında nekropol bulunuyor. Halk ise daha çok şehrin kuzeyine yerleşmiş.

KENTİN MİMARİ YAPILARI
Mimari açısından günümüze önemli yapılar bırakan bu kentte çağın bütün binalarını görmemiz mümkün. Kenti tepesinde bulunan Athena Tapınağı zemini ve birkaç sütunu ile günümüze gelmiş.Agora;Akropol’ün güney yamacında olup; çevresinde dönemin resmi yapıları yer almaktaydı. Agora’nın M.Ö.II.yy.dan kalma kalıntıları görülebilir. Bu yapı daha sonra kiliseye dönüştürüldüğünden,özgün planı hakkında bir bilgi yok. Bouleuteiron (Meclis);agoranın doğusundadır. Kürsü, heykeller ve küçük anıtsal yapılardan oluşuyordu. Gymnasium; M.Ö.II.yy.da yapılmıştır. Agora ile batı kapısı arasında yer almaktadır. Dört yanı Dorik üsluptaki sütunlarla çevrili, taş döşeli bir avlu biçimindedir.32x40 m ölçülerindedir. Tiyatro; M.Ö.II.Yy.da Agora’nın yakınına kurulmuştur. Geleneksel Grek tiyatro planına uygun olarak,at nalı biçimindedir. Roma döneminde yenilenmiştir. Son yüzyıla dek tümüyle korunan yapı,günümüzde çok hasarlıdır.Restorasyon çalışmaları devam etmektedir. Stoa (revak);bu galeriler den biri Agora’nın kuzeyinde, öbürüde güneyindedir. Kuzeydekinin M.Ö.III.yy.ın sonunda ya da II.yy.ın başında yapıldığı düşünülmektedir.İki katlı, Dorik üsluptadır. Aynı dönemden olan güney stoa,üç katlıydı. Orta katta 13 dükkân bulunuyordu. Alt katta ise sarnıç ve 13 hamam yer almaktaydı. Nekropol; Helenistik ve Roma dönemlerindendir. Nekropol’ün batı ve doğu kapılarını bağlayan yol boyunca, mezar ve anıtlar sıralanmıştır. Assos’ta ayrıca Osmanlı dönemimde (XIV. yy.) yapılmış Hüdavendigar Camii ve Tuzla Çayı üzerinde bulunan Behramkale Köprüsü bulunmaktadır.


KENTTE HÜKÜM SÜREN DEVLETLER
Ünlü tarihçi Homeros burada Leleglerin yaşadığını söylüyor. Strabon ise en eski adının Pegasos olduğunu söylüyor fakat Pegasos ile Assos kentleri aynı kentler değildir. M.Ö. 7.yy.da Aioller ve Bithymyalı göçmenler tarafından kurulan Assos, M.Ö. 560’larda Lydyalıların kontrolüne geçmiş. M.Ö.545 yıllarında Persler egemen olmuş. M.Ö. 387’de Antiasians Barışından sonra Banker Eubolos, kendini Assos’un hakimi ilan ediyor. Hizmetlisi Hermaios Eubolos’u öldürüp, yönetimi ele geçiriyor. Hermaios, Platon ve Aristo’nun öğrencisi. M.Ö.348–347 Aristoteles’i Assos’a davet ediyor ve Aristoteles burada üç yıl ders veriyor. M.Ö. 345’te Rodoslu Memnon, Hermaios’u bir dostluk şölenine davet ediyor ve Hermaios burada esir edilip Pers başkentine gönderilip çarmıha gerilir. Bu arada Memnon, Hermaios’un mührünü çalıp bu mühür ile çevreye mektup yazar ve egemenliğin Pers’lerin eline geçtiğini bildirir. M.Ö. 334’te Granikos savaşından sonra B. İskender’in (Makedonya’nın) egemenliğine girip, M.Ö. 133’lerde ise Bergama Krallığı’nın egemenliği altında. Bergama Krallığı Assos’u Roma’ya bırakıyor. İmparator Germanikos burada kültünü ilan eder. 1200’lü yıllarda ise Assos Osmanoğulları egemenliğine girmiştir.
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinin Behramkale köyünde bulunan Assos, Asya’nın batıda ki son noktası olarak bilinen Babakale’ye (Lekton) 20 km. uzaklıktadır. Troya’dan sonra bölgede ki en büyük antik kenttir.Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu ve ekibinin uzun çalışmaları ve bölgede ki yapıların orijinal mimarileri bozulmadan oluşturulan tesisler sayesinde Assos şirin bir ören ve tatil yeri olmuş. Tarihin 21.yy.daki yansıması olan Assos 238 m yükseklikte yer alan bir tepeden Ege’yi seyrediyor. Assos’un bu keyifli seyirdeki gözleri tepedeki Athena ise denizin yosun kokusunu sahildeki limanla soluyor. Assos’a gittiğinizde ilk önce en tepeye çıkıp Athena Tapınağını görün. Eşsiz manzarası ve güzelliğiyle burası sizi büyüleyecektir.Daha sonra aşağıya inip köyün içinde dolaşırken buradaki Medusa başları ve Athena Tapınağı figürlerinden birer tane alırken burada ki kadınların sattığı yüzlerce yıldır üretilen zeytinyağları ve kekiklerden de almayı unutmayın.Temiz havası, denizi, tarihi, huzurlu, sessiz ortamı ve deniz ürünlerinin yanı sıra; Assos, bünyesindeki tesisleriyle de konuklarına kültür ve dinlence dolu bir tatil imkânı sunuyor.

Yorum (1) Sende Dök içini!

HATTUŞAŞ (BOĞAZKÖY)

Boğazköy (Hattuşaş) Çorum'un Sungurlu ilçesinin 22km güneydoğusundaki Boğzkale ilçesinin (Boğazköy) 4km doğusundadır. Şehir kuzeyden güneye doğru 300m yükselir. Kuzeyde kalan kısıma "Aşağı Şehir" güneyde kalan kısıma "Yukarı Şehir" denir. Boğazköy kalıntıları ilk olarak Fransız gezgin ve arkeolog Charles Texier tarafından keşfedilmiştir. 1893-1894 yılında başlayan kazılardan sonra 1906'da Alman Hugo Winckler ile İst.Ark Müzesi'nden Thedor Makridi çivi yazısı ile yazılmış büyük bir Hitit arşivi bulmuşlardır. Boğazköy'de (Hattuşaş) M.Ö. III. binden itibaren yerleşim görülmektedir. Bu dönemdeki yerleşmenin Büyükkale ve çevresinde olduğu tespit edilmiştir. M.Ö. 19. ve 18. yüzyıllarda Aşağı Şehir'de Asur Ticaret Kolonileri Çağı yerleşmeleri görülmektedir ve şehrin adına ilk kez bu çağa ait yazılı belgelerde rastlanmıştır. Hattuşaş'ın M.Ö. 18.yy'da Kuşşara kralı Anitta tarafından tahrip edildiği ortaya çıkan yazıtlardan anlaşılmaktadır. Belgelere göre hemen bu tahripten sonra yaklaşık M.Ö. 1700 yıllarında yeniden yerleşime açılan Hattuşaş 1600'lerde Hitit devletinin başkenti olmuştur; kurucusu tıpkı Anitta gibi Kuşşara kökenli olan I.Hattuşili'dir.

Hitit Devletinin başkenti olan Hattuşaş dönemin mimarlık ve sanatının odak noktası olmuştur. Hattuşaş sözcüğü Hattus sözcüğünden yani Hatti insanlarının verdiği orijinal addan gelir. Çok geniş bir alanı kapsar. Uzun zamandan beri yapılan kazılarda 5 kültür katı ortaya çıkmıştır. Bu katlarda Hatti, Asur,Hitit, Frig, Galat, Roma ve Bizans dönemlerinden kalma kalıntılar bulunmuştur. Kalıntılar Aşağı kent, Yukarı Kent, Büyük Kale (Kral Kalesi), Yazılıkaya'dan oluşmaktadır. Burada bulunan kalıntılar Kral Sarayı, iki katlı Arşiv Yapısı (3500 çivi yazılı tablet bulunmuştur.) , Hitit Dönemi'nden kalma dört tapınak , anıtsal kapılar (Kral Kapısı, Sfenksli Kapı, Aslanlı Kapı, Poternli Kapı ve Batı Kapısı), Tanrı "Teshup" 'un tapınağı bulunmaktadır.Hatuşaş'ın "Yukarı Şehir" olarak bilinen kesimi 1 km² den daha büyük bir yüzölçüme sahip, eğimli bir arazidir. Bu alan M.Ö. 13. yüzyılda Geç İmparatorluk Çağında şehrin gelişmesine sahne olmuştur. Yukarı Şehir'in geniş bir bölümü yalnızca tapınak ve kutsal alanlardan oluşmaktadır. Yukarı Şehir geniş bir kavis halinde onu güneyden çeviren bir surla donatılmış olup, sur üzerinde 5 kapı mevcuttur. Şehir surunun en güney ucunda ve kentin en yüksek noktasında bastion ile sfenksli kapı yer almaktadır. Diğer dört kapıdan güney surunun doğu ve batı ucunda karşılıklı Kral Kapısı ve Aslanlı Kapı yer almaktadır.

Yukarı Şehir'de görülen yapılaşma üç evrelidir. Birinci evre ilk surların inşaatı ile çağdaştır. İkinci evre, surlarda görülen ilk tahribattan sonraki yeniden yapım ve tapınak kentinin son biçimini almış olması ile belli olan evredir. Son evrede ise mevcut yapılarda görülen tadilat ve tamiratlar dışında dinsel amaçlar dışında bir yeni yapılaşma başlamıştır. Yukarı Şehir'de "Mabedler Mahallesi" olarak bilinen alan sfenksli kapıdan; Nişantepe ve Sarıkale'ye kadar uzanır. Bu alanda çeşitli evrelere ait bir çok tapınak açığa çıkarılmıştır. Tapınak planlarının genel karakteri, bir orta avludan girilen ve birer dar ön mekân ile derin ana mekânlardan oluşan kült odaları grubunun yapıyı biçimlendirmesidir. Tapınaklarda ele geçen malzemeler beş gruba ayrılmaktadır. 1- Seramikler, 2- Aletler, 3- Silahlar, 4- Kült objeleri, 5- Yazılı belgeler.Kuzey ve güney binası dışında önemli bir yapı da Batı Binası ve Saray Arşividir. Büyük bir yangınla tahrip olmuş binanın yamaçta iki bodrum katı olduğu düşünülmektedir. Bu iki bodrum katında yaklaşık 3300 adet bulla ve 30 çivi yazılı tablet bulunmuştur. Bullaların 2/3'ü büyük kral mühürleri taşımakta ve kronolojik listeye göre I. Şuppiluliuma'dan Hattuşaş'ın son kralı ve onun torunu II. Şuppiluliuma'ya kadar kralları temsil etmektedir. Kral mühürleri yanında kraliçe mühürleri de açığa çıkarılmıştır.Hattuşaş örenyerinden Büyükkale'de yapılan kazılar M.Ö. 13.-14. yüzyılda Hitit krallarının saray yapılarını ve bunları koruyan sur sisteminin özelliklerini gün ışığına çıkarmıştır. Giriş kapısı güneybatıda olan kalenin surları, sandık duvar tekniğiyle inşa edilmiştir.

Büyükkale'de bir bütün halinde saray yapısı görülmez, kazılar sonucunda ortaya çıkan farklı boyutta ve türdeki yapılar, büyük iç mekânlar, avlular ve direkli galeriler yoluyla birbirine bağlanarak kale içindeki bütünü oluştururlar. Kalede arşiv odaları, depo odaları, büyük kabul salonu, su kültü ile ilgili bina ve kutsal mekânlar yer almaktadır. Hitit sonrasında ise kalede Frig yapı kalıntılarına rastlanmıştır.Boğazköy'de en önemli mimari alanlardan birisi de Büyük Mabet'tir. Hattuşaş'ta kuzey şehrin merkezini oluşturan Büyük Mabet, Hati'nin Fırtına Tanrısı ve Arinna Şehri Güneş tanrıçasının evi olarak yapılmıştır. Tapınağın çevresinde kaldırım taşlı yollar, meydanlar ve bunların arkasında bu yollara açılan dört yönde depo odaları yer almaktadır. Büyük Mabet, Aşağı Şehir mahallelerinden bir duvarı ile ayrılmaktadır. Taş bir teras üzerine kurulan Büyük Mabet'in, kutsal bir merkez olduğu kadar, ekonomik bir merkez olarak da kullanıldığı magasinlerde açığa çıkarılan büyük küplerden anlaşılmıştır. Yine mabedin doğu magasinlerinde tabletlerin bulunması burada bir arşivin olduğunu da ortaya koymuştur.

Yorum (yok) Sende Dök içini!

Ask yemeginin en iyi 10 adresi

Istanbul'da ask yemegi yemek istiyorsaniz bir kere Bogaz'i karsiniza alacaksiniz. Manzara tamamsa sirada los ışık ve hafif muzik var. Simdi bunlari sık dekorasyonlu, lezzetli yemek servis eden bir ortama da sıgdırırsanız iste dogru yerdesiniz. Tabii romantizm sadece Bogaz'da olmuyor. Kimi Mardin'de, kimi Canakkale'de bir konakta yemis en romantik yemegini. Siz Sevgililer Gunu icin henuz en romantik yerinizi bulamadiysaniz iste size en romantik mekanlar.

0



BEBEK KORU KAHVESI
 
Burada tanisip evlenenler var
Bebek'le Asiyan arasindaki sahil yolunda, deniz kenarinda bulunan Bebek Koru Kahvesi, bir evin Bogaz uzerine uzanmis salonu gibi. Ozellikle koltuklariyla rahatlatici bir havasi var. Mekan yillar icinde burada tanisan, evlenen ve simdi cocuklariyla gelen ciftleri agirlamis. Cuma aksamlari canli muzik var. Arada bir Amerikali sefin hazirladigi fuzyon mutfagi geceleri duzenliyorlar. Sevgililir Gunu'ne ozel bir monuleri yok. Ama yine de sIk ortulu masalar, aydinlatma ve cift gitarli canli muzikle ortama romantik bir hava hakim olacak. Sebzeli noodle uzerinde jumbo karides, domates biber ve mantar ile yapilan Koru pilic, mantar soslu biberli bonfile, ispanakli kuzu, taze deniz levregi bugulama ya da izgara, ev yapimi profiterol, mekanin sevilen yemeklerinden. Iki kisi ortalama 100 -150 YTL oduyor.
ISTANBUL / Tel: (212) 287 56 07


CERCIS MURAT KONAGI
 
Mezopotamya manzarali avlu
Mardin'de 2001 yilinda hizmete giren Cercis Murat Konagi, sadece Guneydogu'da degil, Turkiye'nin her yerinde bilinen ve aranan geleneksel mutfaklardan biri oldu. 1888'den kalma tas islemeleriyle suslu avlu Mezopotamya Ovasi'na bakiyor. Mardin'e giden turistler Cercis'de aksam yemegi yediginde Mezopotamya Ovasi'nin Istanbul Bogazi'na benzedigini soyluyor. Isletmecisi Ebru Baybara Demir, yemek icin kullanilan butun malzemeleri Mardinli kadinlara urettiriyor. Yoresel yemeklerin sunuldugu konagin en populer icecegi zencefilli limonata.
MARDIN / Tel: (482) 213 68 41

DOGATEPE RESTORAN
 
Evlenme tekliflerine alısıklar
Rumelihisar Ustu'nde, Duatepe Parki'nin icinde bulunuyor. Bogaz'a hayli yuksekten, Fatih Sultan Mehmet Koprusu'nun hizasindan bakiyor. Rumelihisari, Hidiv Kasri ve Anadoluhisari'na kadar uzanan bir manzarasi var. Ilk tanisma yemekleri, evlenme teklifleri, evlilik yildonumleri, nisan, dugun organizasyonlarina hayli alisIk bir mekan. Masalarda yanan kandilleriyle her zaman los isigi ve hafif muzigi var. Akdeniz agirlikli dunya mutfaklari servis ediliyor. Sevgililer Gunu monusu 150 YTL.
ISTANBUL / Tel: (212) 257 43 91

KIZ KULESI

Romantizmi efsanesinden geliyor
Uskudar Salacak sahilinden 100 metre aciktaki Kiz Kulesi'nin romantizmi, daha yuzlerce yil oncesinden ona adini veren efsaneden geliyor. Icindeki restoran ve bar, ozellikle yazin denize dusecek kadar yakinlik hissi yaratan buyulu bir ortama sahip. Grup Leandros dunya muzigi yapiyor, mutfak da dunya mutfagindan yemekler sunuyor. Sevgililer Gunu icin "Ask Monusu" hazirlamislar. Her bir yemek icin romantik isimler bulunmus. Ornegin baslangic icin Iki Sevgilinin Ruyasi: Levrek baligina sarilmis havyar sos esliginde somon fileto, ara sicak icinse 'Ask Yuvasi: Milfoy yuvasinda Arabiata soslu karidesli linguni makarna' denmis. Ask monusunun kisi basi fiyati icki dahil 150 YTL. Kiz Kulesi'ne Sevgililer Gunu disinda giderseniz ortalama kisi basi 90-120 YTL arasinda bir ucret oduyorsunuz. Kabatas'tan tekneyle ulasim 20.00, 20.30 ve 21.00'de, Salacak'tan ise surekli.
ISTANBUL / Tel: (216) 342 47 47

KORFEZ RESTORAN
 
Tekneyle de gidebilirsiniz
Korfez Restoran, Kanlica Koyu'ndaki bir yalinin alt kati ve bahcesinde hizmet veriyor. Avrupa yakasindan deniz yoluyla ulasmak isteyenler Rumelihisari'ndan kalkan restorana ait tekneyi kullanabilir. Aksamlari tum ortama hakim mum isigina, hafif DJ muzigi eslik ediyor. Burasi bir balik restoni, ama et secenekleri de var. Rezervasyon sart. Ikisi balik, biri et ana yemekli uc monu var. Monu fiyati 65 dolar+ icki +KDV'den basliyor. Yarim sise raki veya sarap 80 dolar.
ISTANBUL / Tel: (216) 413 43 14


LA MAISON

Fransiz mutfagi sevenlere
Besiktas Ciragan'da, bir tepenin uzerinde bulunuyor. Manzarasi kadar sIk dekorasyonu da romantik. Tavandan kisIk isIklarla aydinlatilan mekan, ozellikle sehrin aksam isiginda Bogaz'i Kiz Kulesi'ne kadar goruyor. Genellikle CD'den hafif muzik yayini var. Fransiz restorani, ozellikle et yemeklerinde iddiali. Komur izgarada kurbaga bacagi ve salyangoz burada tadabileceginiz ilginc lezzetlerden. Deniz urunleri arasindan deniz taragi, ilik karides salatasi sevilen yemekler. Karides salatasi 28 YTL. Bir sise Yakut sarap 62 YTL Sevgiller Gunu'ne ozel bir monuleri de var.
ISTANBUL / Tel: (212) 227 42 63

MANICI KASRI

Kaçıs planı arayanlara
Kucukkuyu'da, Kazdagi eteklerinde, ucsuz bucaksiz zeytinlikler, badem ve incir agaclari arasinda, sehirden uzak birkac gun gecirmek isteyenler icin, konforlu secenekler sunan bir butik otel. Otantik tas mimari uslupla, yikilmis eski bir zeytinyagi fabrikasinin taslari, ahsap kolon ve kirisler kullanilarak insa edilmis. Restoran monusunde brokoli, isirgan otu, hindiba ve semizotu iceren yore yemekleri, cesit cesit zeytinyaglilar ve deniz urunleri bulunuyor. Mutfakta kullanilan sut, peynir, bal ve zeytin Yesilyurt ve cevre koylerden elde ediliyor. Manici Kasri'nin ic ve dis mekanda hizmet veren ve zaman zaman siir ve fasil gecelerine sahne olan kafesi, restorani, terasi ve bari var.
CANAKKALE / Tel: (286) 752 17 31


RISTORANTE MARIO PLAZA

Canlı muzik var
Ege Park Mavisehir icinde yer alan Ristorante Mario Plaza, sekiz yillik bir mekan. Sahipleri Mahmut Nedim Demirag ve ablasi Nazan Demirag. Izmir'in gozde Italyan restoranlarindan. Italyan yemeklerinin yani sira Fransiz ve Turk mutfagindan ornekler de servis ediliyor. Sik bir dekorasyonu ve sahane manzarasi var. Evrim ve Grup Plaza'nin yaptigi canli muzigi dinleyebilirsiniz. Yerli ve yabanci populer parcalari seslendiriyorlar. Sevgililer Gunu'ne ozel bir dekorasyon ve monu hazirlanacak. Domates ve sarmisakli bonfile 22, parmesanli tavuk fileto 19, koylu salata 6, hellim izgara 11.50 YTL. Rezervasyon sart.
IZMIR / Tel: (232) 324 37 34


ROMANTICA

Adından belli
Turing'e ait mekan, Fenerbahce Parki'nda bulunuyor. Adi, aksamlari los isIkla beraber cok romantik gorundugu icin Celik Gulersoy tarafindan konmus. Pek cok tanismaya ve hatta sonrasinda dugun organizasyonlarina ev sahipligi yapmis. Fenerbahce Koyu manzarasina sahip restoranin kusluk adi verilen bolumunde Turk el sanatlari urunleri satiliyor. Alakart monusunde en sevilen yemekler Romantica kebabi ve havuclu kek. Cumartesi pazar sabahlari acik bufe kahvalti var. Romantica kebabi 22, bir sise sarap 50 YTL.
ISTANBUL / Tel: (216) 336 38 28

SEASONS RESTORAN

Tüm masalar iki kisilik
Sultanahmet'teki Four Seasons Otel'in acik avlusunda bulunan cam tavanli restorani her zaman romantik bir yer. Sevgililer Gunu icin tum masalar iki kisilik duzenlenecek, her masaya gul yapraklari ve guller, kalp seklinde kirmizi mumlar konulacak, ortama akordeon, kontrabas ve keman muzigi hakim olacak. Turk, Italyan, Uzakdogu ve Koser mutfaklarindan orneklerin sunuldugu Four Seasons'da o gece farkli bir monu var. Somon uclemesi, Venedik usulu cilekli ve balsamik sirkeli risotto uzerinde deniz kereviti, portakalli ve feslegenli sorbe, fenerbaligi ya da Provance usulu kuzu sirti secilebilecek. Monu fiyati icecek haric 145 YTL.
ISTANBUL / Tel: (212) 638 82 00 

Yorum (1) Sende Dök içini!

Boğaz'ın en iyi 10 restoranı

Bogaz'da yemek denince insanin aklina hemen raki-balik geliyor, ama Anadolu ve Avrupa kiyilari boyunca siralanan restoranlarin birbirinden cok farkli monuleri var. Kimi Osmanli, kimi Akdeniz mutfaginin lezzetlerini sunuyor. Denize sifir konumlariyla hepsi misafirlerine muhtesem bir manazara sunuyor. Ise en iyi 10 balikci..... ...


FERIYE


Ortakoy'deki mekan, 1997'de acildi. Sahibi Ustun Karabol, yoneticisi Vedat Basaran. Osmanli mutfagindan yemekleri tadacaginiz Feriye'de bes ayri salon bulunuyor. Terasinda yaz-kis oturmak mumkun. Dekarasyondan cok, yemek hizmeti one cikarilmis. Ayni anda 300 kisi yemek yiyebiliyor. Toplanti ve kongre salonlari da var. Zeytinyagli yemek cesitleri, kuzu kus gomu ve safranli kalkan baligi monunun en sevilen cesitleri arasinda. Bir kisi icki dahil 80-120 YTL arasi hesap oduyor. Turkiye'ye gelen yabanci devlet protokollerinin ugrak yeri. Mudavimleri arasinda Ali Koc, Cahit Kocaomer, Filiz Akin, Cigdem Simavi, Bulent Eczacibasi gibi isimler var. Bugune kadar yerli ve yabanci kuruluslardan pek cok odul aldilar.
ISTANBUL / Tel: (212) 227 22 16


LACIVERT
Kanlica'da 1999'da acildi. Onder Kose'nin sahibi oldugu restoran, Fatih Sultan Mehmet Koprusu'nun Asya yakasindaki ayaginin hemen altinda bulunuyor. Minimalist konseptle hazirlanan dekorasyonuyla yazin 300 kisiyi agirlayabiliyor. Iki bolumlu salon, kisin ortalama 130 kisiye kadar hizmet veriyor. Yemek sirasinda bir DJ muzik yapiyor. Mekan, Akdeniz mutfagini Bogaz'la birlestiriyor. Icki dahil bir kisi ortalama 80 YTL oduyor. Lacivertce levrek, favori yemekler arasinda. Asma yapragina sarilip, patlican sosla servis edilen levregin fiyati 28 YTL. Pazar gunleri uzun sabah kahvaltisi yapiliyor. Ramazanda saray lezzetleri bircok kisinin begenisini kazaninca simdi de komsu lezzetleri konseptinde (Yunanistan) kahvalti hazirlamaya baslamislar. Fiyati 42 YTL karsiliginda sunuluyor.
ISTANBUL / Tel: (216) 413 42 24

 

KIYI


Tarabya'da 1966'da acildi. Soguk, sicak meze ve baliklari ile deniz urunu sevenlere hitap ediyor. Uc salonda 180 kisiye hizmet veren Kiyi, Tarabya Koyu manzarali. Yillar icinde sahiplerinin kendi resim ve fotograf koleksiyonu ile duvarlari suslenen mekanda Bedri Baykam, Ara Guler, Faruk Akbas gibi sanatcilarin eserleri de yer aliyor. Pilaki ve suflesi cok unlu. 2002'de Time Out Istanbul Dergisi'nin en iyi lokanta odulunu kazandi. Bir kisi icki dahil 80-100 YTL arasinda hesap oduyor. Fasulye pilaki ve tarama 6, baliklar 25-40 YTL. Banttan muzik yayini yapiliyor. Her gun 12.00-24.00 arasi acik.
ISTANBUL / Tel: (212) 262 00 02


KORFEZ


Omer Seyfi Sanur tarafindan 1982'de acilan Korfez, Rumelihisari'nda Fatih Sultan Mehmet ve Bogaz Koprusu manzarasi ile hizmet veriyor. Prens Charles'in da yemek yedigi mekanin Sezen Aksu, Mehmet Ali Birand gibi unlu mudavimleri var. Deniz urunleri, spesiyal et cesitleri, ara sicak ve mezelerin bulundugu Korfez'de acik salon, teras ve balkonla yazin toplam 130, kisin 80 kisi ayni anda yiyebiliyor. Ortalama kisi basi yemek 80 YTL. 12.00 ile 24.00 arasi acik olan mekanda DJ ile yemek muzigi yapiliyor. Pazartesi gunleri 17.00'den sonra servis basliyor. Dileyen musteriler deniz motoru ile karsi kiyidan aliniyor.
ISTANBUL / Tel: (216) 413 43 14

 

ISKELE


Haydar Aydin ve Turan Pekgoz tarafindan 1991'de Rumelihisari'nda acilan Iskele'nin isletmecisi Ertugrul Pekgoz. Mustafa Koc, Tarkan, Adnan Polat, Kadir Inanir unlu mudavimleri arasinda yer aliyor. 160 kisilik kislik kapasitesi bulunan mekan, yazin 250 kisiyi agirlayabiliyor. Fatih Sultan Mehmet Koprusu'nun altinda, Anadoluhisari manzarali. Kisi basi 75-100 YTL odeyerek ayrilmak mumkun. Iskele Sicak Deniz Mahsulu Karisimi adli mezeyi denemeniz tavsiye edilir. Ayrica lakerda, kozde patlican, kalkan, levrek bugulama, cikolatali sufle ile de iddiali. Hergun 12.00-24.00 arasi hizmet veriyor.
ISTANBUL / Tel: (212) 263 29 97

 

POSEIDON


Kucuk Bebek'te Veli Caglayan tarafindan 2001'de acildi. Adnan Polat, Yilmaz Erdogan ve Tarkan gibi isimlerin ugrak yeri. Deniz mahsulleri ve balik cesitlerinin bulundugu restoranin yazlik bahcesinde 80, kapali bolumunde ise 130 kisi agirlaniyor. Toplam 35 masasi var. Poseidon'un Bebek koyu manzarasi gorulmeye deger. Gemicilik aksesuvarlarla dekore edilmis mekandan kisi basi 80-90 YTL odeyerek ayrilmak mumkun. Kabak cicegi, kagitta levrek, ahtapot firin mekana ozel spesiyaller arasinda yer aliyor. KlasIk muzik esliginde 12.00-24.00 arasi yemek yiyebilirsiniz. 2003 yilinin Timeout dergisinde Istanbul'un en iyi balik restorani secildi.
ISTANBUL / Tel: (212) 263 38 23

 

BEBEK BALIKCISI


1998 yilinda Ertugrul Karabulut ve Mehmet Ali Demirci tarafindan acildi. Kadir Inanir, Hulya Avsar, Hande Ataizi, Okan Bayulgen en sIk ziyaret edenler arasinda yer aliyor. Balik cesitleri ve deniz mahsullerinin bulundugu restoranin guzel bir terasi var. Balikci kavurmasi ve tuzda balik en cok tercih edilen yemekleri arasinda bulunuyor. 80 masasi bulunan mekanda kisi basi ortalama 80-100 YTL hesap oduyorsnuz. Yemek sirasinda klasIk muzik caliyor. Bebek Balikcisi her gun 24.00'e kadar acik.
ISTANBUL / Tel: (212) 263 34 47


ISMET BABA


Kuzguncuk'ta Ismet Dokmeci tarafindan 1951'de acildi. Ugur Yucel, Zuhal Olcay ve Kadir Inanir en sIk ziyaret edenlerin basinda geliyor. Balik cesitlerinin bulundugu mekanin yazlik bolumunde 130 kisi agirlanabiliyor. 50 masanin bulundugu ic mekan ahsap dosemelerle dekore edilmis. Ciragan Sarayi, Sarayburnu ve Bogaz manzarali mekandan kisi basi 40-50 YTL odeyerek ayrilmak mumkun. Meze olarak zeytinyagli taze fasulye, yaprak dolmasi, patlican salatasi tavsiye ediliyor. Her gun 12.00-24.00 arasi acik. Ekonomik bir balik ziyafeti cekmek isteyenler icin.
ISTANBUL / Tel: (216) 553 12 32

 

LES AMBASSADEURS


Gungor Su'nun islettigi restoranda balik agirlikli bir monu var, ama et cesitleri de bulunuyor. 100 kisilik mekan Bebek Koyu'nda. Ahsap agirlikli dekorasyonda antika tablolar, sedefli aynalar, gemi dumenleri kullanilmis. En begenilen yemegi Ispanya kokenli paella. Karides, pilic, kum midyesi ile yapilan paella'dan sonra tatli olarak gelin duvakli parfe tercih ediliyor. Kendilerinin hazirladigi sari votkayi icmeden ayrilmayin. Bir kisi icki dahil ortalama 80-100 YTL hesap oduyor. Et yemeginde fiyatlar biraz dusuyor.
ISTANBUL / Tel: (212) 358 15 65


PARK FORA.


Kurucesme'de 1997 yilinda acildi. Sahipleri Ali Riza Yilmaz ve Metehan Culha. Ali Koc, Guler Sabanci gibi is dunyasindan unlu mudavimleri bulunuyor. Yazlik bolumu 150, kislik bolumu 180 kisilik. Ahsap agirlikli dekorasyona sahip mekan, listedeki diger mekanlarin buyuk bolumu gibi deniz kenarinda bulunuyor. Balik yemeklerinde iddialilar. Kisi basi 90-100 YTL hesap geliyor. Levrek marin, Katalan usulu kerevit salatasi ile ana yemek olarak tuzla balik ve hamurda balik favorileri arasinda yer aliyor.
ISTANBUL / Tel: (212) 265 50 67

Yorum (1) Sende Dök içini!

Atatürk Silueti...

Turkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesindeki sınır illerinden olan Ardahan,sınırları içerisindeki Damal
Dağları'nda beliren Atatürk silueti ile ünlüdür.Her yıl Haziran ayının 15 ile Temmuz ayının 15'ine kadar saat 18'den itibaren Karadağ sırtlarında Atatürk'ün bu silueti net olarak yaklasık 20 dakika güneş batımından önce izlenmektedir. Atatürkün profilden görüntüsü görenleri hayrete düsürmektedir.Damal halkı da bu doğa olayının kendi yörelerinde bulunmasından aşırı bir onur duymaktadır.
Yurdun çeşitli yörelerinden bu harikayi gormeye gelenler var.Bu durumun tüm dünyaya duyurulması en büyük arzumuzdur.Gelip görsünler ve Atatürk'ün  yüceliğine bir kez daha inansınlar.Ardahan'da bu tarihlerde Atatürk'ün izinde-Gölgesinde Damal şenlikleri düzenleniyor.







Yorum (yok) Sende Dök içini!

Biraz da Gezelim...

BEBEK KAHVE
Tavla ve kahkaha sesleri

Bebek sahildeki bu mütevazı kahve, kışın sabahın erken saatlerinden 21.30’a
kadar açık. İş adamlarından ev hanımlarına, öğrencilerden gazetecilere,
politikacılardan şovmenlere kadar pek çok ismi ağırlayan kafede sohbete
doyum olmuyor. Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Çetin Tekindor, Cem Özer ünlü
müdavimlerinden. Günün her saati tavla ve kahkaha sesleri duymak mümkün.
Mekanın üst katında dilerseniz müzik de dinleyebilirsiniz. Tavla, okey,
kağıt oyunları ve satranç oynanabiliyor. Jüri üyelerimizden Kadir Çöpdemir
"Günün her saati üstelik çocuklarınızla birlikte gidebileceğiniz bir mekan.
Pek çok ropörtajımı burada gerçekleştirmiş imdir" diyor. Çay 2.50, kahve 4
YTL. Tel: (212)257 54 02

EMEK KAHVE
Maç muhabbeti için

Küçük, sıcak ve denize gerçekten de sıfır olduğu için Yeniköy Emek Kafe
birçok ünlünün uğrak yeri. Kemal Derviş, Nil Karaibrahimgil, Mehmet Ali
Erbil, Mehmet Ali Alabora, Ceyhun Yılmaz, Haluk Bilginer gibi ünlü isimler
gidiyor. Sohbetle karışık iş görüşmeleri, maç muhabbetleri yapılıyor. Çay,
kahve ve meşrubatların yanı sıra sahanda yumurta, menemen ve hamburger gibi
yiyecek seçenekleri var. Ceyhun Yılmaz, "5 yaşımdan beri giderim. Özellikle
kahvaltı muhabbetleri süperdir" diyor. Hızlı servisi, güleryüzlü personeli
tercih sebebi. Haftanın her günü 7.00-24.00 arası açık. Çay 1.50, kahve 2
YTL. Tel: (212) 223 77

KAKTÜS
Her şeyi konuşun

Keyifli bir Beyoğlu kafesi. Haftanın her günü 8.00-02.00 arası açık. Pek çok
sanatçı, gazeteci ve yazarın buluşma noktası. Toplam 20 masa var. Çay kahve
4 YTL. Meraklı gözlerden uzakta, rahatsız edilmeden, günün sevilen müzikleri
eşliğinde sevdiklerinizle birlikte 1-2 saatinizi geçirebileceğiniz bir ortam
oluşturulmuş. Günün her saati istediğiniz her konuyu konuşacak birilerini
bulabiliyorsunuz. Tel: (212) 249 59 79

SMYRNA
Buluşma noktası

Cihangir’de sevimli hoş bir kafe. 3 tanesi büyük grup olmak üzere toplam 9
masa ve 8 kişinin oturabileceği minderli asma katı var. Keyifle sohbet
edebileceğiniz, hatta neredeyse kendinizi evinizde hissedebileceğ iniz ferah,
şık ve otantik bir mekan. Cihangir’de oturan birçok sanatçıyı
görebilirsiniz. Çay kahve fiyatları 1.50 ila 6 YTL arasında değişiyor.
09.00-02.00 arasında açık. Bahadır Boysal, daha çok sinema ve tiyatrocuları n
uğrak yeri olan kafede sık sık sinema televizyon muhabbetlerinin yapıldığını
söylüyor. Sözleşmeden gelenler biliyorlar ki, içeride tanıdık birileri
mutlaka var. Tel: (212) 244 24 66

SÜTLÜ KAHVE
Üniversitelilerin adresi

Geniş bir mekanda kurulan Sütlü Kahve’de toplam 96 masa var. Yüzde 90
üniversite öğrencilerinin mekanı. Her türlü öğrenci geyiği yapılıyor.
Gençler ders anılarını, hocalarla olan diyologlarını anlatıyorlar. Hasan
Kaçan, Necati Şaşmaz bazı günlerde mekanı ziyaret ediyor. Pop, rock, club
müziği çalıyor. 15.00 - 18.00 arasında canlı müzik var. Her çeşit fast food
yiyeceğin yanında İtalyan yemeklerini de bulabilirsiniz. Çay 1, kahve 2.50
YTL. 08.00-21.00 arası açık. Kablosuz internet bağlantısı, tavla, tabu ve
benzeri oyunlar var. Sinema ekranında maç izlenebiliyor. Tel: (212) 519 58
01

BKM MUTFAK
BKM’nin üssü gibi

Toplam 27 masa var. Göze en çok kapının karşısında, sol tarafta yer alan
sahne takılıyor. BKM’ye oyun veya konser izlemeye gelenler, BKM çalışanları,
BKM atölye öğrencileri takılıyor. Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ, Cem Yılmaz,
Ata Demirer, Altan Erkekli, Erdal Tosun gibi isimler hem ders vermek hem de
öğrencilerini izlemek için burada oluyor. Çay da kahve de 3 YTL, bira 7 YTL.
10.00-02.00 arası açık. Cuma ve cumartesi akşamları BKM öğrencileri
skeçlerini sahneliyor. Dobra Bej grubu canlı müzik yapıyor. Tel: (212)327 72
05

ÇORLULU ALİ PAŞA         
Nargile ve çay
Belki Burda Karşılaşırız Benim Mekanım...

Beyazıt’ın kalabalığından, gürültüsünden alabildiğine uzak Çorlulu Ali Paşa
Medresesi. Çay ve nargile keyfinin yaşandığı bir mekán. Özellikle üniversite
öğrencilerinin buluşma noktası. Emekliler, çevre esnafı ve turistler
müdavimler arasında. Buradaki dostlukların baki olacağına inanıldığından,
tanıdık-tanımadı k herkese selam vermeden oturulmuyor nargilenin başına.
Sonra saatlerce nargile içiliyor. Halı-kilim tamiri yapılıyor. İnsanlar
burada dertten tasadan uzak sadece huzur hissettiklerini söylüyorlar.
Medrese saat 07.00’den gece 02.00’ye kadar açık. Tel: (212) 519 23 41


KARGA
Müzikte iddialı

Kadıköy’ün barları ve kafeleriyle ünlü Kadife Sokak’ında iki katlı taş bir
binada yer alıyor. Oldukça karanlık bir atmosfere sahip. KargART Kültür
Sanat Merkezi burada faaliyet gösteriyor. Toplam 35 masası var. Farklı
kesimlerden birçok insanın buluşma noktası. Müzik direktörü Bahadır Dilbaz’ın,
Kod Müzik’ten Necati Tüfenk, Hilmi Tezgör, Deniz Koloğlu’nun yaptığı düzenli
programlar sayesinde müşteriler keyifli dakikalar geçiriyor. 13.00-02.00
arası açık. Bir fincan çay 3 YTL. Tel: (216) 449 17 25


LEMAN KÜLTÜR

Karikatür mabedi

Leman Kültür’de toplam 30 masa var. Müşteri profilini daha çok ressamlar,
yazarlar, üniversite öğrencileri ve edebiyatçılar oluşturuyor. Emre Aydın,
Cem Yılmaz müdavimleri arasında. Hafta sonları 22.00’den sonra dj’ler
eşliğinde hareketli dakikalar geçirebilirsiniz. Hergün 12.00’de açılıyor.
Hafta içi 02.00’de, hafta sonları ise 04.00’te kapanıyor. Çay kahve
fiyatları 3-6 YTL arasında. Bira 4 YTL. Mekandan içeri girdiğinizde
kendinizi çizgi dünyasındaymış gibi hissediyorsunuz. Adını da, tarzını da
ünlü mizah dergisinden alıyor. Duvarları karikatürler, leman sayfaları ve
imajlarla kaplı. Deşarj olmak, biraz da gülmek istiyorsanız Leman doğru
adres. İlker Gümüşoluk stand-up gösterisi yapıyor. Tel: (212) 249 91 13


SUSAM BAR

En iyi dizi geyiği

Ata Demirer, Çağan Irmak, Işın Karaca gibi ünlü müdavimlerin yanında bütün
Cihangir halkının mahalle barı. Birçok dizinin senaristini görmeniz mümkün.
Yazı yazıyor, projelerini düzenliyor, planlarını programlarını birbirlerine
anlatarak keyifli dakikalar geçiriyorlar. Ata Demirer, mekanın öğle
yemekleri için ideal olduğunu, artistik muhabetler yapıldığını ve en iyi
dizi geyiği çevrilen yer olduğunu söylüyor. Her gün 10.00-01.00 arası açık.
Çay 1.50, kahve 3.50-5 YTL. Tel: (212) 251 59 95

Yorum (2) Sende Dök içini!