RUHUMU OKŞADI DERİN BİR SÜKUT;KAYBETTİM İNCİLERİMİ BİR HAZAN GÜNÜ
..........HOŞGELDİNİZ............

CEM YILMAZ 2008...

Türkiye'nin telekomünikasyon devi Türk Telekom ve yenilikçi GSM operatörü Avea,hayata geçirdikleri proje kapsamında, ünlü komedyen Cem Yılmaz'ın 2001 – 2007 yılları arasında Türkiye'nin dört bir yanında sahneye koyduğu ve büyük ilgiyle karşılanan 'CMYLMZ' isimli gösterisini DVD olarak piyasaya sundu.


Parça 1 için tıklayınız

Parça 2 için tıklayınız

Parça 3 için tıklayınız

Parça 4 için tıklayınız

Parça 5 için tıklayınız

SON Parça için tıklayınız


Yorum (2) Sende Dök içini!

Felsefi Yaklaşımlar...

KLASİK TEPKİ: "Sıraya geç kardeşim"

NEOKLASİK TEPKİ: "Şeker kardeşim sıraya geçiver"

REALİST TEPKİ: "Sıra var"

SURREALİST TEPKİ: "Sallandıracaksı n bunlardan ikisini Kızılay'da bak bir daha yapabiliyorlar mı?"

ROMANTİK TEPKİ: "Beyefendi galiba sırayı görmediniz"

NATURALİST TEPKİ: "Sırana geç"

MODERN TEPKİ: "Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa da"

POST-MODERN: "Sırana geç lan ayı!"

UZLASIMCI: "Acelesi olmasa öne geçmezdi; üzmeyin garibi"

DEVRİMCİ: "Alt yapı sorunları çözülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek"

KADERCİ: "iki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür"

FELSEFECİ (septik-kuşkucu) : "Ön ve arka kavramları görecelidir.O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir"

KANT'CI: "Efendim algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa, adam yok olur"

KÖTÜMSER VAROLUŞCU: "Herkes bir gün ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adamda ölecek"

İYİMSER VAROLUŞCU: "Sıkmayın canınızı,su anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor"

HUMANİST: "İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince,aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz."

Yorum (yok) Sende Dök içini!

BİZİMKİSİ BİR AŞK HİKAYESİ

Ne güzeldi diil mi yaşadıklarımız, ne güzeldi...
artık ne sen, ne de ben bulamayız o günleri.
bazen düşünüyorum da...
bende de kazmalık vardı galiba, diyorum.
İkimiz de kıymetini bilemedik gençliğimizin.
hatırlar mısın, akşam olur pijamalarımızı giyerdik.
sen kokunu sürerdin...
oda mahvolurdu, adeta içinde yüzerdin çünkü.
olmadık şeylere güler, durup-dururken ağlardık.
görenler deli sanırdı, sanırsam.
güzel havalarda sokaklara çıkardık.
ama hep yağmura yakalanır, sıçana dönerdik.
bir de kar yağınca kartopu oynardık seninle.
topların içine hep taş koyardın, atardın.
sen, iskambil kağıtlarından fal bakardın.
İstediğin çıkmadığında sövüp kalaylardın, ağzın bozuktu biraz
Çok kızardın sigara içtiğime.
ve içkime karışırdın, oklavayla karşılardın beni
eve sarhoş geldiğimde.
az dayağını yemedim.
arasıra rejim yapardın, ama ihtiyacın vardı.
hükümet gibi karıydın şerefsizim.
komşunun çocukları vardı, bizim oğlanın kafasını yarmışlardı
beraber çocuk bahçesine giderdiniz.
ben televizyonda maça bakardım.
ne işim var çocuk parkında.
arasıra arkadaşlar gelir poker oynardık.
ben hile yapardım, sen yardım ederdin.
benim askerde yediğim dayak hikayeleri...
senin anderson'dan hikayelerin hiç bitmezdi..
İlk tanıştığımız günü hatırlar, gülerdik.
sen bana, üstümde ne vardı diye sorardın.
ben de, '40 sene geçti, ne bilim ben?' derdim
sen kızınca ben de sallamaya başlardım.
Çingene pembesi bi kazak,
ördek yeşili bi etek,
beyaz çoraplar, mor pabuçların....
güzel bir bahar akşamı sinemada karşılaşmıştık.
İkimiz de önümüze bakmamıştık.
Özellikle ben, güneş gözlüklerimin ardından kızları kesiyordum.
Çarpıştık önce, sen,'ÇÜŞŞŞ ayi' dedin.
sonra ben 'güzel olduğunuz kadar küstahsınız da! dedim.
sen hemen yavşadın, göz-göze geldik ve başladık, film gibi yani..
sonra ayrıldık.
sen benim ayak kokuma dayanamamıştın.
ben senin sarmısak kokan nefesine...

Yorum (1) Sende Dök içini!

Tavşanın Nasıl Tilki Yenir Tezi

Bir tavsan önüne bir daktilo almış tak tuk tak tuk birşeyler yazıyor.Oradan geçen bir tilki :
* Hey tavsan ne yazıyorsun?
* Doktora tezimi yazıyorum.
* Ha öyle mi, çok güzel ne hakkında?
* Tavşanların tilkileri nasıl yedikleri hakkında.
* Yok canım olur mu öyle şey hiç tavşanlar tilki yerler mi?
* Olur canım gel istersen sana ispat edeyim.

Beraberce tavşanın yuvasına girerler biraz sonra tavsan tek başına çıkar ve yine daktilosunun başına geçer tak tuk birşeyler yazmaya devam  eder.Daha sonra oradan geçen bir kurt tavşanı görür.

* Hey tavsan ne yazıyorsun?
* Doktora tezimi.
* Ne hakkında ?
* Tavşanların kurtları yemesi hakkında.
* Yayınlamayı düşünmüyorsun herhalde buna kim inanır.
* Doğru olmaz mi gel istersen göstereyim.
Yine beraberce yuvaya girerler tavsan biraz sonra tek başına dışarı çıkar.Tavşanın yuvasının içi. Bir kösede tilkinin kemikleri, Bir kösede  kurdun kemikleri. Diğer tarafta bir arslan kürdanla dişlerini temizliyor.

SONUÇ VE ANAFİKİR
Doktora tezi yapmak için tezin önemi yoktur, konunun da önemi yoktur,Önemli olan tez danışmanındır.

Yorum (yok) Sende Dök içini!

Birazda Güleliim...






Yorum (yok) Sende Dök içini!

GÜLMEKTEN YIKILACAKSINIZ...

BU BENİM ÇOK UZUN ZAMANDIR ELİMDE OLAN BİR YAZIDIR BİR ZAMANLAR İNTERNETTEN ELİME GEÇMİŞ VE ARŞİVİME KALDIRMAYA LAYIK GÖRDÜĞÜM ENDER KOMİK YAZILARDAN BİRİDİR İLK OKUDUĞUMDA GÖZÜMDEN YAŞ GELMİŞTİ GÜLMEKTEN EMİNİM SİZDE AYNI DUYGULARI YAŞACAKSINIZ
BU GÜN YİNE CD ARŞİVLERİMİ KARIŞTIRIRKEN NE YAZI EKLİYEYİM DİYE DE DÜŞÜNÜRKEN BUNU BULDUM VE SİZİNLE PAYLAŞMAK İSTEDİM...
KESİNLİKLE GÜLMEKTEN YIKILACAĞINIZ BİR YAZIDIR BENDEN SÖYLEMESİ :)

Süperman'nin GÜNLÜĞÜ...

7 Ocak Perşembe

Bugün gene Klark Kent kılığında işe gittim. Bu salak Klark'ı oynamaktan bıktım artık. Sen kalk koskoca Süpermen ol, ondan sonra otobüsle, dolmuşla işe git. Otobüste sıkışık sıkışık giderken fordçunun biri arkama geçti, ağzı da leş gibi sarımsak kokuyordu. Şeytan dedi ki sok şu herifin ağzına elini, parmaklarını gözünden çıkar. Otobüsün lastiği patladı. İşin yoksa yürü babam yürü. İşe de geç kaldım. Bir de üstüne fırça yedim. Kahve makinesinden kahve alırken üstüme döktüm. Luis her zamanki gibi dalga geçti. Öğle yemeğinde çorbamdan sinek çıktı. Yemekten dönerken Süpermen kılığına girip düşen bir uçağı kurtardım. Millet yine "çok yaşa Süpermen" diye bağırdı, ben de onlara şirinlik yapıp el salladım.


8 Ocak Cuma

Bıktım artık bu dünyada yaşamaktan. Yok arkadaş ben bu dünyaya alışamadım. Bugün gazetedeki arkadaşlarla beraber öğle yemeğine Meksika lokantasına gittik. Hay gitmez olaydım. Yemekte Meksika usulü kurufasulye yedik. Sen misin yiyen. Akşama kadar gazdan geberdim. Gaz mesele değil bilader, -afferdersin- ossurunca geçer. Ama ya ossuramayınca? Midemde atom bombası patlasa birşey olmaz ama bu Meksika fasulyesi acayip birşey. Süperbağırsaklarım birbirine dolandı sandım. Şimdi hafiften ossursam binalar yıkılacak, ossurmasam geberecem. Evrendeki kötü güçlerin başedemediği süper kahraman Süpermen'i bir uyduruk kurufasulye oldurecek. Tuvalette üstümü değişip uzaya gideyim dedim, benden önce herifin biri girdi, tam iki saat çıkmadı. Ne yaptın bilader iki saat yıllık mı sıçtın. Yuh be. Sonunda Süpermen olup uzaya kaçtım. Uzayda bir güzel zangır zangır ossurdum. Ooohh bee, dünya varmış. Acayip rahatladım. Bu arada yanlışlıkla arkamı Ay'a dönüp öyle ossurmuşum, benimki süperossuruk Ay'ın yörüngesinde iki derecelik sapma meydana geldi. Neyse onu da yörüngesine oturttum. Bundan böyle kurufasulyeyi de kriptonit gibi zararlı maddeler listesine koyuyorum. İnşallah düşmanlarım bu durumu öğrenmezler.


9 Ocak Cumartesi

Bugün tatil. Deyli Planet gazetesine gitmedim, çok mutluyum. Can sıkıntısından geberdim. Sonra bizim Betmen'le Örümcek Adam aradılar. Akşama kadar ellibir, yanık, pişti falan oynadık. Okey de oynayacağız ama bilader dünyada üç tane süperkahraman var, olmuyor.Okeye dördüncü kahramanı dörtgözle bekliyoruz ama nafile. Herkes bizim gibi dünyanın derdiyle uğraşacak kadar enayi mi arkadaş


10 Ocak Pazar

Canım sıkılınca şöyle bir şehri dolaşayım dedim. Çok güzel bir hatun gördüm. Süperüfürüğümle hatunun eteğini çaktırmadan havaya kaldırdım. O ne be? Meğer karı içine don giymemiş. Onu öyle görünce acayip azdım. Boş bir telefon kulübesi bulup üç saniyede oniki posta otuzbir çektim. Anca rahatladım. Bu yaşa geldik hala otuzbir çekiyoruz. Şu Luis'le evlensek de abazalıktan kurtulsak. Ama olmuyor bilader. Şu babamın yaptığı keleği de kimse yapmadı bana. Beni dünyaya gönderirken yanıma bir de kız çocuğu koysaydı, biz de dünyada böyle sap gibi dolaşmazdık. Onunla bir güzel evlenip çoluk-çocuğa karışırdık. Peki babam ne yapmış? Yanımıza bir Kripton malı şişme bebek koymuş. O da 5 yıl önce bir azgınlık zamanımda patladı. Dünyadakilerde benim hızıma dayanamayıp eriyor. Benim kaderimi yazan eller kırılsın, ne diyeyim..

11 Ocak Pazartesi

Yine mesai basladi. Yine ayni patirti. Yine ayni kosturmaca. Yine ayni salak Klark. Yine ayni ukela Luis. Yine ayni felaketler, Yine ayni "cok yasa Supermen" laflari. Yine ayni numaradan siritmalar. Hic degisen bisey yok. Milletin keyfi keka. Istedigini ye-ic, istediginle yat-kalk, kilikdan kiliga girmene hic gerek yok. Oh ne guzel. Millet de keske Supermen gibi olsak der. Hadi ordan. Bu dunyada Supermen olacagima keske Kripton'da çöpcü olsaydim. Ah gurbet ah. Kendi derdim yokmus gibi bi de elalemin derdiyle ugras. Herkesin derdine care bulmaya mecbur muyum arkadas? Hadi buyuk felaketleri, dunyanin basina bela olan zibidilerle ugrasmayi anladik, bir de ivir-zivir islerle ugrasiyoruz. Bilmem kimin kopegi kaybolmus gel Supermen, su borusu patlamis gel Supermen. Gel Supermen, git Supermen. Babanizin usagi mi var? Gecen gun birinin kicinda sivilce cikmis bana sunu bi patlat diyor. Bu insanlarla iyice yuz-goz olduk bilader,suc bizde. Bunlara bu kadar yuz vermiyecektik. Bak Betmen'e, adamin yanina kimse yaklasamiyor. Hem de acayip zengin. Biz de karin tokluguna kahramanlik yapiyoruz. Dunyayi kurtaran adammisiz. Hay siciyim dunyanizin icine.


12 Ocak Salı

Bu gun cok kotuyum. Bir-iki gundur kabiz olmustum. Bu kabizlik da benim icin hersey gibi buyuk dert. Zaten bu dunyada bana rahat-rahat sicmak bile haram arkadas. Cocukken koyde idare ediyorduk. Orasi genis arazi. Pek farkedilmiyor. Ama ya koca Metropolis'te. Sehrin gobeginde olmuyor. Mesela Arizona krateri aslinda benim marifetimdir. Metropolis'e ilk geldigimde normal insanlar gibi ben de tuvalete gitmistim. Biraz zorlayinca benim Superbok tuvaletin betonunu delip dunyanin obur tarafindan cikmisti. Zaten bosuna dememisler "azimle sican betonu deler" diye. O zaman buyuk olay oldu. Ama kimse bunun benim marifetim oldugunu anlamadi. Bu azimli bir vatadasin isidir deyip olayi kapattilar.Zaten o zamanlar boyle meshur da degildim. O zamandan bu yana rahatlamak icin uzaya cikiyorum. Ilk baslarda iyi oluyordu. Rahat rahat isimizi goruyorduk. Bu uzay arastirmalari falan ciktigindan bu yana artik uzayda da rahat yok arkadas. Zaten dunyanin yorungesinde -afferdersin- boktan bir uydu yapmistim. Bu insanlar beni burada da rahat birakmadilar. Ben de Ay'i tuvalet olarak kullanmaya basladim. Ay yuzeyindeki bir cok krater benim eserimdir. Ama ne care, insanlar oraya da gelmeye baslayinca bu sefer Mars'a gitmeye basladim cok iyi oluyordu. Hem orasi kayalikda bir yer. Kicimizi taslara siliyorduk. Cok iyi gunlerdi onlar. Sonra insanlar oraya da uydu bilmem ne gondermeye basladilar.Oraninda tadi kacti. Bir gun Mars'ta rahat rahat isimi gorurken birden bir seyin kicimi yokladigini hissetim. Benim bildigim Mars'ta hayat yok, arkama baktim insanlarin dunyadan gonderdigi robot kicimi inceliyor. Tabii aynen yamulttum robotu. uzuldum ama ne yapalim bilader bizim de kendimize gore bir imajimiz var. Ondan sonra butun dunyaya "iste Supermen'in supergotu" diye yayinlayacaklar. Dunyanin maskarasi olacagiz. Daha onceden de dunyanin yorungesine sicarken NASA astronotlari bilmeden fotograflarimi cekmislerdi. Onlari NASA'dan rica edip almistim. O olay oylece kapanmisti. Bu sefer herifler Internetten canli yayin yapiyor arkadas. Sonra diger gezegenlere, Jupitere, Saturn'e gitmeye basladim. Bu insanlar orada da rahat birakmadilar. Gunes sisteminin her yerini uydularla doldurdular. Nereye gitsem karsima ya bir uydu, ya da bir sonda falan cikiyor. Bir sefer gunese gidiyim dedim, az daha kestaneyi kebap yapiyordum. Ben de artik Gunes Sistemi'nin en uzak gezegeni Pluton'a gidiyorum. Orasida cok soguk, adamin seyi donuyor ama ne yaparsin iste,gurbetlik. Iste neyse gecen gun acayip kabiz olmusum. Iyileseyim diye 10 kilo mushil aldim. Vay sen misin alan. Bu sefer de ishal oldum. Bu ishal beni mahvetti. Mesela gazetede calisiyorum, zart, kriz geliyor. Hemen tuvalete gidip kilik degistiriyorum ondan sonra ver gotunu -pardon- elini Pluton. Bir guzel rahatliyorum. tekrar donup yerime oturuyorum, iki dakika sonra bir kriz daha. Hadi bir daha ayni seyler. Tam 1643 defa Pluton'a gittim geldim. Bir iki seferde Pluton'a varamadan donumuza ettik. Pelerin-melerin hepsi batti. Allahtan Pluton'da bir miktar buz var. Buzlari supergozlerimle eritip ustumu basimi yikadim. BİİİTTİ...

Yorum (1) Sende Dök içini!

Sorular ve cevapları...

Orta iki ingilizce sınavı. soru:what is your mother's telephone number?
cevap:annemin telefonunu veremem.

soru: selcuklu devletinin kurucusu kimdir?
cevap: imparator birinci selçuk

soru:akıl ile ilgili bir hadis-i şerif yazınız.
cevap:akıllı ol, canımı ye...

biyoloji soru: döllenme nasıl meydana gelir?
cevap: erkeğin zigotu, kadının amotuna girince.

soru: kazim karabekir kimdir?
cevap: kazim karabekir askerdir. mustafa pasanin en yakin arkadasidir. londros, mondros ve sivas kongrelerine katilmistir.

soru:dag basini ...... almis,gumus dere durmaz akar" yukarıdaki cumledeki nokta ile gosterilen yere ne yazilmalidir?
cevap:babam

konu: aydınlanma çağı soru: ütopya'nın yazarı kimdir? beklenen cevap: thomas more
cevap: fatih sultan mehmet bir diğer cevap: mona lisa
soru: maki nedir?
cevap: akdenizde yaşan kısa boylu cücler

muhasebe sınavı: soru: Kasa sayımında 100bin tl eksik çıkmıştır.Bunu büyük defterde*muhasebeleştiriniz.
cevap: Tekrar sayın, eksik çıkmaması lazım.

soru:Ebu suud, yazdığı bütün eserleri ............ .... adlı kitabında toplamıştır."
cevap: the best of ebu suud. alınan not: 90.

soru : Hz. x 'in tıp bilimi hakkında çıkardığı kitabın adını nedir?
cevap : tubitak-ul-tıbbül-mecit. .

ilkokul 3. sınıf, sınıfa müfettiş gelmiştir. soru: isa kimdir?
cevap: geçen sene bizim sınıftaydı, artık gelmiyo.

Bir ilkogretim okulunda 4. sinif bilgisayar sinavi: soru: microsoft word programini nasil calistirisiniz? adim adim anlatiniz.
cevap: Baslata tiklanir otesi kolaydir.... ..

Bir türk dili sınavından soru ve yanıt: soru: yazara göre toplum içindeki davranişlarimiz nasil olmalidir? nelere dikkat edilmesini öneriyor.
cevap: Yazar diyor ki nerde nasil davranacağimizi bilmeliyiz.Oturmasini kalkmasini bilmeliyiz. yırtık dondan cikar gibi her lafa atlamamaliyiz.

soru:Ülkemizde ilk nüfus sayımı hangi yılda yapılmıştır?
cevap:1927 yılında ikinci mahmut zamanında yapılmıştır.(oha)

soru: calculus'u kim bulmustur?
cevap: adams calculus

soru: ismet inonu'nun batı cephesine bakısı nasıl idi, acıklayınız
cevap:200 metreden durbunle..

milli güvenlik sınavı: "rütbeleri artan sıralamada yazın''
cevap: yüzbaşı, binbaşı, albaşı, yarbaşı....

Yorum (yok) Sende Dök içini!

Gülmecelik...














Yorum (2) Sende Dök içini!

TARTIŞMA...

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş";jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi." bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."


Yorum (2) Sende Dök içini!

FIKRA

Bir gun deliler hastanesindeki butun deliler oldugu yerde durmadan zipliyorlarmis...
Doktor gelip delilere sormus:
"Niye zipliyorsunuz?"
Delinin biri demis:
"Biz misir patlagiyiz."
Aralarindan sadece birisi kosede oldugu yerde sirtustu yatiyomus.
Doktor gelip sormus:
"Sen de mi misir patlagisin?"
Deli "evet" demis.
Doktor
"sen niye ziplamiyorsun?" demis.
Deli de:
"Ben tavaya yapistim"

Yorum (2) Sende Dök içini!

« Önceki ::