|
Yargıtay Başkanlığı'nın dün öğle
saatlerinde yaptığı 5 sayfalık açıklama, en hafif anlatımla şöyle
özetlenebilir: Yargıdan hükümete çok ağır uyarı!
Yargıtay Başkanlar Kurulu imzasıyla yayımlanan bildiri son 6 ayı özetliyor. Verilen mesajlar şöyle maddelenebilir: 1- Yargıya yönelik sistemli saldırı var. Bu durum, yasama-yargı-yürütme organları arasındaki uygar işbirliği ortamını zedeliyor. 2- AKP
hükümetinin anayasa değişikliği adı altında başlattığı çalışmanın
içeriği laik Cumhuriyet, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı
kavramlarıyla çelişmektedir. Bu çalışma kabul edilemez. 3- Yeni anayasa tartışması sürerken anayasanın 10. ve 42. maddelerinde yapılan değişiklik sonrasında Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı tüm gelişmeleri değerlendirmiş ve Anayasa
Mahkemesi'ne başvurmuştur. Bu girişimin ardından başsavcıya yönelik
demeç ve tavırların çoğu suç unsuru taşımaktadır. Amaç, başsavcıya
halkın tepki göstermesine zemin hazırlamaktır. 4-
Bütün bunların üstüne "Yargı Reformu Strateji Taslağı" adı altında
yargı kurumlarından önce Avrupa Birliği temsilcilerine sunulan metin
içerik ve biçim yönünden kabul edilemez hedefler içermektedir. 5- Hedef, yürütme erkinin yani Bakanlar Kurulu'nun güdümünde bir yargı yaratmaktır. *** Yukarıdaki maddelerin tümünü Yargıtay'ın açıklamasına bağlı kalarak kaleme aldık. Yargıtay açıklamasını bu köşenin diline çevirmek gerekirse şöyle özetleyebiliriz: - AKP
hükümeti; yabancılara çanak, yargı kurumlarına kafa tutmaktadır.
Türkiye'ye bir sömürge valisi atansa, o bile yargıya bu hükümetten daha
fazla saygı duyar. - Türkiye'de darbeden söz edilecekse bu, AKP'nin başta yargı olmak üzere devlet kurumlarına yapmak istediği darbedir. -
Anayasa Mahkemesi'nde bir dava görülüyor, AKP'nin elinden gelse dava
açanlar hakkında dava açacak. Böylesine densiz bir iktidar gücü
kullanımı ilk defa yaşanıyor. - AKP, yargıda reform gerekliliğini kullanıp her şeyi daha kötüye götürecek hazırlıklar içinde. *** AKP katlarından Yargıtay bildirisine gelen tepkiler yukarıda vurguladıklarımızın tümüne haklılık verir cinstendi... Adaleti
Dağıtma Bakanı Mehmet Ali Şahin, daha bildirinin tümünü okumadan,
televizyonlardaki altyazılara dayalı olarak şu açıklamayı yaptı: "Böyle
bir açıklama yapmayı gerektirecek bir olgu yokken, böyle bir açıklama
yapmanın mantığını anlamıyorum. Bildiri tam bir dam üstünde saksağan
olmuştur..." Demek ki, günlerdir yargıya saldırılmıyor... Demek ki Anayasa Mahkemesi Başkanvekili "iki aydır izleme-dinleme altında" olduğunu söylemedi... Demek
ki, AKP'nin tam ve yarı resmi yayın organları, başta Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı olmak üzere, yargıya hakarette bulunmuyor... Demek ki Türkiye'ye gelen her yabancıya "yönlendirilmiş gazeteciler" aracılığıyla "AKP'nin kapatılması hakkında ne düşünüyorsunuz" sorusu sordurulup "garip karşıladım" diye başlayan demeçler alınmıyor... Şahin'in ardından AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün de şu derin değerlendirmede bulundu: "Türkiye'de kuvvetler ayrılığı ilkesinin oturmadığı anlaşılıyor." Tabii oturmadı... Sayenizde tüm kurumlar ayakta!
Cumhuriyet.com.tr |
0 Duygu Yüklenmiştir